Ahmet Topkaya

Kişisel Web Sayfasına Hoşgeldiniz !...

Araştırmacı yazar, ilk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. Evli ve iki çocuk babası olan yazar, uzun yıllardır Kocaeli’nde ikamet etmektedir. Yazar, İslam düşüncesi ve kültürel bilinç alanında özgün araştırmalar yapmaktadır. Tarihin Sonbaharı: Kültür’den Dine Meryem ve İsa (2016) adlı eseri, Meryem ve İsa figürleri üzerinden kültürden dine geçiş sürecini ele alarak İslam muhayyilesine yeni bir yorum kazandırır. Bu eser 2025 yılında Ankara Okulu tarafından yeniden yayımlanmıştır. Deneme türündeki Musa, Ekmek ve Özgürlük, özgürlük ve inanç kavramlarını modern insanın deneyimleri bağlamında tartışır. Allah’ın Kahramanı Sensin çalışması bireyin inanç ekseninde içsel cesaretini ve özneleşmesini inceler.

2025’te yayımlanan İbadetin Morfolojisi ibadeti kültürel bir form çerçevesi içinde dini deneyim olarak ele alırken, Kültürel Belleğin Yankıları ise belleği toplumsal bir süreklilik olarak irdeler ki  bu, inanç ve kültürün etkileşimine disiplinler arası bir perspektif kazandırır. Genel olarak yazarın çalışmaları, dini düşünceyi insan bilinci ve kültürel hafıza ile ilişkilendirerek yorumlamayı amaçlar; inanç ve kültürün tarihsel biçimlerinden çok, düşünsel yankılarını anlamaya odaklanan özgün bir akademik yaklaşım sunar.

Elif ve Yasin’in babası olan yazar, çalışmalarını eşi Serap’ın sevgi dolu desteğiyle sürdüren bir kalem sahibidir. Bilgiyi ve üretilen her fikri düşünceyi ümmetin ortak mirası kabul eden yazar, ürettiklerini hiçbir karşılık beklemeden paylaşmayı temel bir ilke olarak benimsemiştir.

O dönemde Mesih inancının toplumda zaten var olması, İsa’nın bu inanç çerçevesinde topluma Mesih olarak kabul edilmesini ve sunulmasını kolaylaştırmıştır. Bu durum, aynı zamanda İsa’nın etrafındaki insanların onunla ilgili beklentilerinin şekillenmesinde de önemli bir rol oynamıştır. Yani, toplumsal olarak Mesih figürüne duyulan inanç, İsa’nın bu figür olarak algılanmasını ve toplumun ona olan bakış açısını doğrudan etkilemiştir.

Tarihin Sonbaharı
Kültürden Dine Meryem ve İsa

Detaylar

 Her dinin kendine özgü basitlik, sadelik ve yalınlık ilkeleri vardır. Bu ilkeler, dışarıdan bakıldığında karmaşık görünmesine
rağmen dinlerin benzerlik ya da farklılıklarını açıklar. Bu da onları gelecek nesillere aktarır. İnançlı bireyler içinde doğduğu bu kültür ya da inancın nihai pratiklerini deneyimleyerek yaşamak isterler. İnancın ilksel hâlini deneyimlemek yerine, olgunlaşmış güncel hâline tabi olmayı daha pratik bulurlar. Çünkü bireyin zihin dünyası, toplumsal hafızada öteden beri var olagelen hazır şablonları kullanmaya daha yatkındır.
Ritüeller, işte bu şablonların birer temsili ve aynı zamanda dinin ruh dünyasını dışa vuran yansımalardır.

İbadetin Morfolojisi

Detaylar

 Kültürel belleğimiz, insan zihninin bireysel faaliyetlerinin
toplumsal bir yansıması olarak şekillenir. Unuttuğumuz
anılar zihnimizde silinmez izler bırakırken, hatırladıklarımız
bizi geçmişin derinliklerine sürükler. Zihnimizin labirentlerinde
dolaşırken bu izlerin insanlık tarihindeki yankılarını
keşfetmek, büyüleyici bir serüvendir. Her bir anı ve düşünce,
kültürel belleğimizin dokusunu örer ki bu doku; toplumsal
yapılarımızdan inanç sistemlerimize kadar her şeyi etkiler.
Kültürel belleğin, insan zihnindeki izleri nasıl şekillendirdiği
ve bu izlerin toplumsal yapılar üzerindeki etkisi daima derin
bir merak konusu olmuştur.

Kültürel Belleğin Yankıları

Detaylar

Zaman, hakikatin üzerindeki tozun kalınlaştığı bir çağın içinden akıyor. Bilgi çoğaldıkça anlayış daralıyor, kelimeler büyüdükçe anlamlar küçülüyor. İnsan, teknolojiyle hızlanıyor ama ruhunun ritmini kaybediyor; inançlar çoğalıyor ama hikmetin sesi zayıflıyor. Din adına konuşanlar çok, fakat dinin ne söylediğine gerçekten kulak verenler az. Tam da bu yüzden, bu kitap uzun bir iç muhasebenin, bazen keskin bir tebessümün, bazen derin bir iç çekişin izlerini taşıyor. Bu sayfalarda, ne tartışmayı kutsayan bir öfke var ne de suskunluğu yücelten bir teslimiyet. Aksine, okuyucuyu rahat koltuğundan hafifçe kaldırıp “Bir dakika, burada bir tuhaflık yok mu?” diye düşündürmek isteyen bir arayış var. Kutsal metnin bağlamından koparıldığı, geleneğin kendini hüküm yerine koyduğu, aklın zaman zaman sürgüne gönderildiği bir dünyada, soru sormanın hâlâ mümkün olduğunu göstermek istedim. Çünkü soru sormak; isyan değil, sadakatin en berrak hâlidir.

 Bu denemeler, kimi zaman tarihin koridorlarına girip kaybolmuş hikmet kırıntılarını arıyor, kimi zaman gündelik hayatın içindeki tuhaflıkları bir büyüteçle inceliyor. Bazen bir kedinin kabahati, bazen bir ayetin yorumu, bazen de bir toplumun ortak yanılgıları üzerinden hakikatin kıvrımlarına dokunmaya çalışıyor. Her bölüm, zihnin bir başka köşesini yokluyor; kimisi sarsıyor, kimisi gülümsetiyor, kimisi de okuru kendi içine doğru uzun bir yürüyüşe çıkarıyor. Bu kitabı, hakikatin kimsenin tekelinde olmadığına inananlara; kalıplaşmış cevaplardan yorulup taze sorular arayanlara; inancı bir korkuluk değil bir özgürleşme alanı olarak görenlere adadım. Eğer bu sayfalar, içinizde küçük de olsa bir kıpırtı uyandırırsa, en azından “neden böyle düşünüyorum?” sorusunu yeniden sordurursa, amacına ulaşmış olacağım. Hakikatin yolu uzun, çetrefilli ve çoğu zaman dikenli. Ama yürümeyi bıraktığımız gün, zihnimizin kapılarını da kilitlemiş oluruz. Bu kitap, o kapının aralık kalması için mütevazı bir çabadır. Sözü fazla uzatmadan, sizi bu yolculuğa davet ediyorum. Her denemeyi ayrı bir pencere gibi görün; bazıları sisli, bazıları aydınlık, bazıları da hâlâ temizlenmeyi bekliyor. Ama her biri, dünyaya yeniden bakmak için bir fırsat sunuyor.

Gölgeyle Konuşmak

Detaylar



     Gözlerini kapadığında Sen yoksun ve hiçbir şey de yok öyle değil mi?
Açtığında da her şey senin için var.
Etrafına bir göz at renk renk, desen desen, nakış nakış her şey var ve muhteşem değil mi Allah’ın eşsiz sanatı? Bu hayat Senin için var.

Kur’an-ı Kerim’de Allah, elçilerin örnek hayat hikayelerini masal olsun diye değil her birimiz Kahramanı olalım diye anlatır.
Bundan dolayıdır ki her birimiz kendi hikayemizi yazmadan asla
O’nun kahramanı olamayız.
Allah’ın Kahramanı olmak dururken şeytanın soytarısı olmaktan daha kötü ne olabilir ki!
O halde Haydi!
Artık daha duyarlı ol ve harekete geç;
Açı doyur, çıplağı giydir ve yumruğunu sıkarak mazluma arka çık...

Musa, Ekmek ve Özgürlük

e-kitap olarak indir, Ücretsizdir.



     İnsan, fenomenler üreten, ürettiği fenomenler aracılığı ile kendi türünü sömüren, katleden ve kandıran bir varlık. Ateşte yürüyenler, denizleri yaranlar, göğe çıkıp ateş çalanlar, yerin altını üstüne getirenler, şifa dağıtanlar ve hastalıkları iyi edenler vee her türlü hile ve sihirlerle halkların;"Biz Tanrının oğluyuz, kahramanlarıyız!" diyerek gözlerini boyayanlar. Öylemi!
Pekii; Alın size ateşten sağ çıkan; İbrahim, denizleri yaran; Musa, kuyudan ve balığın karnından sağ çıkan; Yusuf ve Yunus. Yetmedi mi, şifacı Eyyüb. Allah'ım, Sen bu uyduruk kahramanlarla sahtekarları nasıl da anladıkları dilden dize getirdin, Muhteşemsin!
Allah, Kur’anda peygamberlerden Muhammed a.s'a söz ederken O’na;“Tıpkı Onlar gibi Benim Kahramanım da Sensin” demişti. O gün O’na söylediğini bugünde Sana;
Unutma !
Allah'ın aradığı Sensin,
Allah'ın Kahramanı Sensin...

Allah'ın Kahramanı Sensin...

e-kitap olarak indir, Ücretsizdir.



     Zihin dünyanızda Meryem veya İsa ile ilgili neler var? Bakire anne, namus, iffet, dünya kadınlarının en büyüklerinden, susan kadın, babasız doğan ve beşikteyken konuşan İsa, mucizeler…
Öyle değil mi?
Mesajı doğru anlamak için mesaja doğru yerden bakmak gerekmektedir.
Bu çalışma İslam’ı, tarihsel süreçlerden kopuk ve sosyolojik gerçekliklerle uyuşmayan bir din algısından kurtarıp, tekrar yeryüzünün evrensel ve daimi özgürlük hareketi olarak ayağa kaldırma gayretinin kalemle yapılabilen bir girişimidir.

Tarihin Sonbaharı Kültür'den Din'e Meryem ve İsa

Bu çalışma ANKARA OKULU YAYINLARI tarafından yeniden basıldı.
Detaylar


Yazarın düşünce yazıları ve makalelerine;
https://ahmettopkaya.blogspot.com
adresinden ulaşabilirsiniz.

Gerek kitaplar gerek diğer yazılar hakkında değerli düşünce ve görüşlerinizi
ahmet@bilgitim.com
e-mail adresine iletebilirsiniz..


Ahmet Topkaya'ya ait resmi web sayfasıdır. Yazar bu sayfa dışında hiçbir sosyal medya hesabında temsil edilmemektedir.